Teknoloji ve İnovasyon

Avustralya algoritmayı seçime açıyor; varsayılan akış takip edilenler olabilir

|Yazar: QUASA Editör Ekibi|4 dk okuma
Avustralya algoritmayı seçime açıyor; varsayılan akış takip edilenler olabilir

Avustralya hükümeti, sosyal medya kullanıcılarının kişiselleştirilmiş öneriler ile takip ettikleri hesapların paylaşımları arasında seçim yapmasını öngören “My Feed, My Way” yaklaşımını 8 Eylül 2026’da açıkladı. Associated Press’in aynı gün yayımladığı haber, düzenlemenin Digital Duty of Care kapsamında hazırlanmış bir yasa taslağı olduğunu doğruluyor; yeni akış hakkı henüz yürürlükte değil.

Taslak yasalaşırsa sosyal medya platformları, yeni ve mevcut kullanıcılara varsayılan akışlarını seçmeleri için bildirim gönderecek. 16 yaşın üzerindeki kullanıcılar algoritmanın kişiselleştirdiği önerileri kabul edebilecek veya bunlardan vazgeçerek yalnızca arkadaşları ile takip ettikleri içerik üreticilerinin paylaşımlarını görebilecek; hükümet taslağı 2026 içinde parlamentoya sunmayı planlıyor.

Varsayılan akışı kullanıcı seçecek

My Feed, My Way taslağında kullanıcının öneriler yerine takip akışını seçmesi

Öneri, algoritmik sıralamayı veya kişiselleştirilmiş içeriği yasaklamıyor. Getirdiği temel değişiklik, platformun öneri akışını kaçınılmaz varsayılan olmaktan çıkarması ve kullanıcıya iki seçenek sunması: algoritmanın kişiselleştirdiği içerikler ya da bilinçli olarak takip edilen hesapların paylaşımları.

Tercihin yalnızca hesap açılırken gösterilmesi planlanmıyor. Yeni hesaplarla birlikte mevcut kullanıcılara da bildirim gönderilecek; kullanıcı daha sonra kararını kolayca değiştirebilecek ve hizmet sağlayıcının seçilen varsayılana uyması gerekecek. Başlıktaki “takip edilenler varsayılan olabilir” sonucu bu mekanizmaya dayanıyor.

Duyurulan çerçeve, takip akışındaki gönderilerin kronolojik olup olmayacağını veya platformların bu görünümde hangi sıralama ölçütlerini kullanabileceğini açıklamıyor. Kesinleşen nokta, kullanıcının kişisel olarak tavsiye edilen içerikleri varsayılan akışından çıkarabilmesi; ayrıntılı arayüz ve uygulama kuralları ise henüz belli değil.

Yaş grupları aynı hakka ve yükümlülüğe tabi değil

Taslakta kullanıcı seçimi, çocuk koruması ve platform sorumluluğunun ayrı incelenmesi

Taslağın üç parçasını birbirinden ayırmak gerekiyor. Akış seçimi 16 yaşın üzerindeki sosyal medya kullanıcılarına yönelikken çocuk güvenliği hükümleri 18 yaşın altındaki kullanıcıları kapsıyor; platformlara ise öngörülebilir zararları azaltma ve aldıkları önlemleri belgeleme sorumluluğu getiriliyor.

  • 16 yaşın üzerindeki sosyal medya kullanıcıları: Kişiselleştirilmiş önerileri içeren akış ile takip edilen hesapların akışı arasında seçim yapabilecek.
  • 18 yaşın altındaki kullanıcılar: Sosyal medyanın yanı sıra çevrim içi oyunlar, uygulamalar ve yapay zekâ sohbet botlarındaki zararlı içerik ve olumsuz davranış etkisi yaratabilen tasarım özelliklerine karşı korunacak.
  • Dijital hizmet sağlayıcıları: Avustralyalı kullanıcılar için öngörülebilir zarar risklerini belirleyecek, bunlara karşı aldığı önlemleri kayda geçirecek ve önlemlerin zaman içinde etkili kalmasını sağlayacak.

Bu ayrım, yetişkinlere tanınan içerik seçiminin çocuklara yönelik güvenli tasarım göreviyle karıştırılmasını önlüyor. Digital Duty of Care, yalnızca sosyal medya akışlarını değiştiren dar bir düzenleme değil; farklı dijital hizmetlerdeki sistem, araç ve özellikler için asgari güvenlik yükümlülükleri kurmayı amaçlıyor.

Çocuk koruması akış düğmesinden daha geniş

18 yaş altı kullanıcılar için öneri, sonsuz kaydırma ve zararlı içerik risklerinin değerlendirilmesi

18 yaş altı kullanıcılar bakımından taslak, yeme bozukluklarını teşvik eden içerikleri, kadınlara ve toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı düşmanlığı besleyen materyalleri, pornografiyi, suçu veya hayati tehlike yaratan hareketleri yücelten paylaşımları hedefliyor. İstismar ve zorbalık dahil ciddi ruhsal sıkıntıya yol açabilecek içerikler de açıklanan zarar kategorileri arasında.

ABC News’in taslak incelemesine göre, sosyal medya platformlarının 16 yaşından küçük kullanıcılar için kişiselleştirilmiş algoritmalar ve sonsuz kaydırma gibi özellikleri kapatması da öngörülüyor. Bu hüküm, ülkede bu yaş grubu için zaten uygulanan sosyal medya hesabı yasağının yerine geçmekten çok ona ek bir koruma katmanı oluşturacak.

Kapsam sosyal medyayla sınırlı değil. Çevrim içi oyunlar, uygulamalar ve yapay zekâ sohbet botları gibi dijital hizmetlerin de bağımlılık yaratabilen veya gençlerin özsaygısını olumsuz etkileyebilen tasarım özelliklerine karşı önlem alması isteniyor. Böylece taslak, içeriğin yanı sıra hizmetin kullanıcı davranışını yönlendiren tasarımını da sorumluluk alanına dahil ediyor.

Denetim eSafety’de, ceza tavanı 109,2 milyon dolar

Taslak yasalaşırsa uyum ve yaptırım sorumluluğu bağımsız eSafety Commissioner’a verilecek. Hükümetin resmî My Feed, My Way açıklaması, Digital Duty of Care yükümlülüklerine uymayan sağlayıcılar için azami cezanın 109,2 milyon Avustralya dolarına ulaşabileceğini ve platformların risklere karşı aldığı önlemleri belgelemesi gerekeceğini belirtiyor.

Bu tutar her ihlalde otomatik olarak uygulanacak sabit bir ceza değil, taslakta öngörülen üst sınır. Akış seçimine saygı gösterilmesinin yanında belirlenen zararların nasıl azaltıldığı ve koruyucu önlemlerin zaman içinde etkili kalıp kalmadığı da denetimin konusu olacak.

Taslak, eSafety’nin kişileri rızaları dışında çıplak gösteren uygulama ve internet sitelerine kaldırma bildirimi gönderebilmesini de öngörüyor. Çocuklara yönelik çevrim içi zorbalık ve yetişkinlere yönelik siber istismar süreçlerinin hızlandırılması da daha geniş düzenleme paketinin parçaları arasında.

Taslağın yasalaşacağı biçim henüz belli değil

Hükümet şu aşamada dijital platformlar, sektör kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve savunucularla hedefli istişare yürütüyor. Parlamentoya sunulacak nihai metin, kapsanacak hizmetlerin kesin sınırları, platformlara tanınacak uyum süresi ve yürürlük tarihi açıklanmış değil.

Siyasi tartışmanın başlıca noktalarından biri, iletişim bakanına gelecekte yeni zarar kategorileri belirleme yetkisi verilmesi. Muhalefet bunun ifade özgürlüğü bakımından risk yaratabileceğini savunurken hükümet, yetişkinler açısından kapsamın yasa dışı içerik ve kullanıcı seçimiyle sınırlı olduğunu, yanlış bilginin bu yetki üzerinden denetlenmeyeceğini söylüyor.

Dolayısıyla Avustralyalı kullanıcılar bugün yeni ve zorunlu bir akış seçme ekranına sahip değil. Kesinleşmiş olan, hükümetin kişiselleştirilmiş öneriyi açık bir tercihe bağlayan ve takip edilen hesapların akışını varsayılan yapabilen bir sistemi yasa taslağına dönüştürmesi; bundan sonraki belirleyici aşamalar istişarenin sonucu ve parlamentonun kabul edeceği nihai metin olacak.

Ayrıca okuyun:

Paylaş:

Bültenimize abone olun

En son Web3, yapay zekâ ve kripto haberleri doğrudan gelen kutunuza gelsin.

0