
Türkiye’de şirketlerin AI kullanımı ikiye katlandı; inşaat yüzde 6,9’da kaldı

TÜİK’in 2 Ekim 2026 tarihli yapay zekâ bültenine göre Türkiye’de 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin herhangi bir yapay zekâ teknolojisi kullanma oranı 2025’te yüzde 7,5 iken 2026’da yüzde 14,0 oldu. Bir yıldaki artış yaklaşık iki katına karşılık geliyor. Bu oran, araştırma kapsamındaki girişimlerin tamamına ilişkin genel görünümü veriyor.
Anadolu Ajansı’nın 3 Ekim 2026 tarihli sektör dökümünde telekomünikasyon, programlama ve bilişim faaliyetlerinde kullanım yüzde 63,7, inşaatta yüzde 6,9 olarak yer aldı. Aradaki 56,8 puanlık fark, genel oranın gizlediği sektörel ayrımı gösteriyor. İnşaat, dökümde en düşük kullanım oranına sahip faaliyet grubu.
Bilişim ile inşaat arasındaki fark 56,8 puan
Seçili ekonomik faaliyet grupları birlikte sıralandığında, bilişimi yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri izliyor. İnşaatın hemen üzerinde ise ulaştırma ve depolama ile toptan ve perakende ticaret bulunuyor. Araştırmadaki sektör oranları şöyle:
- Telekomünikasyon, programlama ve bilişim: yüzde 63,7
- Yayımcılık, radyo-TV ve içerik: yüzde 57,1
- Bilgisayar ve iletişim araçlarının onarımı: yüzde 32,4
- Finans ve sigorta: yüzde 30,2
- Gayrimenkul faaliyetleri: yüzde 25,8
- Toptan ve perakende ticaret: yüzde 12,7
- Ulaştırma ve depolama: yüzde 9,7
- İnşaat: yüzde 6,9
Yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri bilişimin 6,6 puan gerisinde; inşaatla arasındaki mesafe ise 50,2 puan. Gayrimenkul faaliyetlerinin inşaattan ayrı sınıflandırılması da önemli: iki alanı tek bir başlık altında toplamak, aralarındaki kullanım farkını örter. Ülke ortalaması bu sektörlerin hiçbirindeki kullanım düzeyini tek başına temsil etmiyor.
Bu yüzdeler, her faaliyet grubunda yapay zekâ kullandığını belirten girişimlerin payı. Kullanılan sistemlerin sayısını, yatırılan tutarı veya sağlanan verim artışını ölçmüyor. Dolayısıyla sektörler arasındaki fark, uygulamanın yaygınlığına ilişkin; hangi sektörün teknolojiden daha fazla ekonomik değer elde ettiğine ilişkin bir sonuç çıkarmak için yeterli değil.
Şirket büyüdükçe kullanım oranı yükseliyor
Çalışan sayısına göre ayrım da belirgin. Yapay zekâ kullandığını belirtenlerin oranı 10–49 çalışanı olan girişimlerde yüzde 12,8, 50–249 çalışanı olanlarda yüzde 17,0 ve en az 250 çalışanı olanlarda yüzde 37,1. En büyük gruptaki oran, en küçük gruptakinin yaklaşık üç katı. Bu nedenle aynı faaliyet alanındaki küçük ve büyük girişimlerin ülke ortalamasına eşit yakınlıkta olduğu varsayılamaz.
Ölçek farkı yeni ortaya çıkmış bir özellik de değil: araştırmanın 2021 verisinde aynı büyüklük grupları için oranlar sırasıyla yüzde 2,3, yüzde 3,6 ve yüzde 9,6 idi. Her grupta kullanım artmış olsa da en büyük girişimler hem önceki dönemde hem de son ölçümde daha yüksek kullanım oranına sahip. Genel oranın 2021’deki yüzde 2,7’den yüzde 14,0’e yükselmesi, bu ölçek ayrımını ortadan kaldırmış görünmüyor.
Sektör ve çalışan sayısı ayrı kırılımlar olarak sunuluyor. Bu verilerden, örneğin küçük inşaat girişimleri ile büyük inşaat girişimlerinin kullanım oranları hesaplanamıyor. İnşaattaki düşük sektör oranının hangi büyüklük grubunda yoğunlaştığını söylemek için iki değişkeni birlikte gösteren veriler gerekir.
Girişimler yapay zekâyı hangi işlerde kullanıyor?
Demirören Haber Ajansı’nın 2 Ekim tarihli veri özetinde, yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 51,0’inin pazarlama veya satış, yüzde 46,3’ünün araştırma-geliştirme veya yenilik, yüzde 43,4’ünün ise üretim veya hizmet süreçleri için bu teknolojiden yararlandığı aktarılıyor. Girişimler birden fazla amaç bildirebildiğinden oranların toplamı yüzde 100 etmiyor. Bunlar bütün girişimlerin değil, yapay zekâ kullananların içindeki paylar.
Kullanım amaçları sektöre göre ayrılmadığı için bu sıralama, inşaat şirketlerinin en çok hangi işi yapay zekâya verdiğini göstermiyor. Bununla birlikte oranlar, kurumsal kullanımın yalnızca içerik üretimiyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor: satışla ilgili işler kadar Ar-Ge ve hizmet süreçleri de bildirilen amaçlar arasında. Faaliyet gruplarındaki yaygınlık farkını bu amaçlardan herhangi birine bağlamak ise mevcut kırılımla mümkün değil.
Teknolojinin edinilme biçimi de çeşitleniyor. Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 67,8’i açık kaynaklı, yüzde 49,1’i kapalı kaynaklı yazılımlardan yararlandığını belirtti; yüzde 46,5’i girişimi için harici sağlayıcılara sistem geliştirdiğini, yüzde 32,1’i ise kendi çalışanlarıyla geliştirdiğini bildirdi. Bu yöntemler aynı girişimde birlikte bulunabildiği için oranlar birbirini dışlayan pazar payları olarak okunmamalı.
Araştırmada girişimler için kullanılan yapay zekâ tanımı da kapsamlı: üretken yapay zekâ ve sohbet botlarının yanında yüz veya konuşma tanıma, makine öğrenmesine dayalı veri analizi ve cihazlara gömülü sistemler de bu kapsama giriyor. Dolayısıyla kurumsal kullanım oranı yalnızca metin ya da görsel üreten araçların benimsenmesini anlatmıyor. Bireylerin üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin oranla doğrudan karşılaştırma yapılması bu yüzden yanıltıcı olur.
Kişisel veri işleme kullanım oranından ayrı bir gösterge
Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 16,6’sı, bu teknolojilerle bireylere ilişkin kişisel verileri işlediğini beyan etti. Araştırmada cinsiyet, yaş, meslek, eğitim durumu, adres, satın alma kaydı ve yüz görüntüsü bu verilere örnek olarak sayılıyor. Paydanın yalnızca yapay zekâ kullanan girişimler olması önemli: oran, araştırma kapsamındaki bütün girişimlerin kişisel veri işleme payını ifade etmiyor.
Çalışan sayısına göre kişisel veri işlediğini belirtenlerin oranı küçük girişimlerde yüzde 16,9, orta büyüklüktekilerde yüzde 15,3 ve büyüklerde yüzde 17,0. Gruplar arasındaki bu yakınlık, genel yapay zekâ kullanımında görülen ölçek farkından farklı bir görünüm sunuyor. Sektör bazında kişisel veri işleme oranı verilmediği için bilişim ile inşaat arasında bu konuda bir sıralama kurulamıyor.
Kullanmayı düşünen girişimlerde uzmanlık açığı öne çıkıyor
Henüz yapay zekâ kullanmadığını, ancak kullanmayı düşündüğünü belirten girişimlerin oranı yüzde 8,3. Bu pay küçük ölçek grubunda yüzde 7,4, orta grupta yüzde 12,2 ve büyük grupta yüzde 14,9. Kullanımda görülen ölçek farkı, teknolojiyi değerlendiren fakat henüz kullanmayan girişimlerde de sürüyor.
Bu son gruba neden kullanmadığı sorulduğunda yüzde 72,3’ü ilgili uzmanlık eksikliğini belirtti. Hukuki sonuçların net olmaması yüzde 66,4, veri koruma ve gizlilik endişeleri yüzde 65,4 ile onu izledi. Birden fazla neden bildirilebildiği için bunlar birbirini dışlayan yanıtlar değil; ayrıca oranlar yapay zekâ kullanmayan bütün girişimlere genellenemez.
Girişim verilerinin sınırı, Türkiye’de faaliyet gösteren ve en az 10 çalışanı bulunan işletmeler. Daha küçük işletmeler bu oranların içinde yer almıyor. Bir sonraki bülten Ekim 2027 için duyurulmuş durumda; sektörler arasındaki mesafenin değişip değişmediği yeni ölçümle görülebilecek.
Ayrıca okuyun:
İlgili makaleler


Nvidia’nın geliri ikiye katlandı: Yapay zekâ harcamaları yavaşlamıyor

AI kaynaklı iş kaybı korkusu ikiye katlandı: Verimlilik algısı belirleyici

KOSGEB desteği hibe değil: 1,5 milyon TL için geri ödeme hesabı

Kırklareli’ne 150 milyon dolarlık yeşil üretim finansmanı geliyor

Numeral 100 milyon dolar aldı: Vergi uyumu 90’dan fazla ülkeye uzanıyor
Bültenimize abone olun
En son Web3, yapay zekâ ve kripto haberleri doğrudan gelen kutunuza gelsin.