Kariyer.net araştırmasında İK’nın %90’ı son kararı insana bıraktı

|Yazar: QUASA Editör Ekibi|4 dk okuma
Kariyer.net araştırmasında İK’nın %90’ı son kararı insana bıraktı

Kariyer.net’in 27 Ekim 2026’da açıkladığı araştırmaya katılan 318 işveren temsilcisi ve İK profesyonelinin yüzde 90’ı, nihai işe alım kararında ağırlıklı sorumluluğun insanda kalmasını istedi. Katılımcıların yüzde 61’i başvuru tarama ve kısa liste oluşturmada, yüzde 60’ı veri analizi ve raporlamada, yüzde 56’sı ilan hazırlamada yapay zekâya ağırlıklı sorumluluk verilmesini uygun gördü.

Türkiye’de iş arayan biri için bu görev paylaşımı, başvurusunun ilk değerlendirmesinde bir yapay zekâ aracının rol oynayabileceği, işe alma kararının ise insanın sorumluluğunda kalmasının tercih edildiği anlamına geliyor. Bunlar araştırmaya verilen yanıtlar; her işverenin bugün aynı yöntemi kullandığını veya kısa listeyi bütünüyle bir aracın hazırladığını göstermiyor.

İlandan kısa listeye adayın karşılaştığı aşamalar

Kariyer Asistan’ın desteklediği ilan hazırlama, aday arama ve başvuru filtreleme aşamalarından kısa listeye uzanan işe alım akışı.

Yapay zekânın İK süreçlerinde en yaygın kullanıldığı alan işe alım ve aday taraması. Aday açısından süreç, başvuru düğmesine basmadan önce başlayabilir: İlan metninin hazırlanması da katılımcıların teknolojiye daha fazla görev vermeyi uygun gördüğü işler arasında. Böylece adayın okuduğu ilan ile işverenin daha sonra başvuruları ayıklarken kullandığı araçlar, aynı işe alım akışının farklı parçaları olabilir.

Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, Anadolu Ajansı’na aktarılan açıklamasında Kariyer Asistan’ı ilan hazırlama, aday arama ve başvuru filtreleme adımları için anlattı; yapay zekâdan yararlanmak için “iş yapış biçimlerini yeniden düşünmek” gerektiğini söyledi. Şirketin bir ürün için tarif ettiği işlevler ile araştırmaya katılan işverenlerin tercihleri ayrı bilgiler: Anket, bu işlevlerin bütün ilanlarda kullanıldığını ölçmüyor.

Araştırmadaki görevler, adayın geçtiği sıraya yerleştirildiğinde şu akış ortaya çıkıyor:

  • İlan hazırlama: İşveren pozisyonun gerektirdiği nitelikleri belirler; yapay zekâ ilan metninin oluşturulmasına destek verebilir. Adayın ilk gördüğü açıklama bu nedenle teknoloji katkısı taşıyabilir. Araştırmadaki tercih oranı, yayımlanan ilanların ne kadarının böyle hazırlandığını söylemiyor.
  • Aday arama: İK ekibi yalnızca gelen başvuruları beklemek yerine uygun profilleri arayabilir ve eşleştirme araçlarından yararlanabilir. Bu aşama, bir kişinin başvurmadan da işverenin değerlendirme alanına girebileceğini gösterir; araştırma tek tek adayların nasıl bulunduğunu açıklamıyor.
  • Başvuru tarama: İşveren bir araç kullanıyorsa adayın sunduğu bilgiler ön değerlendirmede işlenebilir. Hangi özgeçmiş alanlarının kullanıldığı ve hangi ölçütlerin belirleyici olduğu, işverenin kurduğu sürece bağlıdır; yayımlanan anket sonuçlarında ortak bir eleme kuralı verilmiyor.
  • Kısa liste: Tarama ve eşleştirme, daha ayrıntılı incelenecek adayların belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu ara sonuç bir işe alma kararı değildir; yalnızca değerlendirmeye kimin taşınacağını etkileyebilir.

Bu sıralama, araştırmada ayrı ayrı sorulan işleri aday yolculuğunda bir araya getiriyor. Özellikle tarama ile kısa liste arasındaki geçiş önemli: Teknoloji başvuruları düzenlemeye yardım ettiğinde İK ekibinin önce hangi adayları göreceği değişebilir. Araştırma ise bu değişimin belirli bir adayın seçilme olasılığını artırıp artırmadığını ölçmüyor.

Kısa liste ile nihai karar arasındaki ayrım

Katılımcıların yapay zekâya daha fazla alan açtığı işler hazırlık, arama ve analiz aşamalarında toplanıyor. Nihai değerlendirmede tercih yön değiştiriyor: Adayın işe alınıp alınmayacağına ilişkin ağırlıklı sorumluluğun insanda olması isteniyor. Stratejik İK kararlarında da insanın belirleyici kalması yönünde bir tercih bildiriliyor.

Bu ayrım, kısa listenin anlamını daraltıyor. Listeye giren aday, başvurular arasından daha yakından değerlendirilecek gruba geçmiş olur; pozisyon için seçilmiş sayılmaz. Tersine, ilk sıralamada görünmeyen bir adayın neden dışarıda kaldığını da yalnızca anket oranlarından çıkarmak mümkün değildir. Sonucun nasıl verildiği, kullanılan aracın yanı sıra işverenin değerlendirme düzenine bağlıdır.

Araştırma bir karar yetkisi tercihini ölçüyor; adaylar üzerinde yürütülmüş bir başarı testi sunmuyor. Bu yüzden insanın son kararda ağırlık taşımasını isteyenlerin yanıtı, her başvurunun insan tarafından tek tek incelendiği şeklinde okunamaz. Aday açısından belirleyici ayrıntı, ilk görünürlük ile son onayın farklı eşikler olmasıdır: İlk eşikte kullanılan yöntem, insanın önüne hangi başvuruların geleceğini etkileyebilir.

Yaygın bireysel kullanım, ortak şirket süreci anlamına gelmiyor

Kariyer.net araştırmasında İK profesyonellerinin bireysel yapay zekâ kullanımı ile şirketlerin İK süreçlerindeki kullanımının karşılaştırılması.

HR Insight Türkiye’nin aktardığı sonuçlarda İK profesyonellerinin yüzde 92’si kendi işinde yapay zekâdan yararlandığını belirtirken şirketlerin İK süreçlerindeki kullanım oranı yüzde 50 düzeyinde. Bir çalışanın kendi görevinde araç kullanması ile şirketin işe alım sürecine tanımlı bir uygulama yerleştirmesi farklı durumlar. İlk oranı bütün başvuruların kurumsal bir sistemden geçtiği şeklinde yorumlamak bu farkı siler.

Şirketlerin İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı geçen yıla göre 9 puan artmış. Yapay zekâ kullanan her sekiz şirketten yedisi de İK’nın çalışma biçiminde en az bir değişiklik bildirmiş. Bildirilen değişiklikler arasında veri ve analiz kullanımının artması, tekrarlayan operasyonel işlerin azalması ve daha stratejik işlere zaman ayrılması var. Bunlar işverenlerin kendi süreçlerine ilişkin yanıtları; adayların işe alınma sonucunu ölçen veriler değil.

Araştırmanın dayanağı, katılan işveren temsilcileri ile İK profesyonellerinin bildirdikleri kullanım ve tercihler. Türkiye’deki bütün işverenler için zorunlu bir işe alım modeli çıkarmıyor. Aynı nedenle bir aday, karşısındaki işverenin yapay zekâyı ilan hazırlamada mı, taramada mı, yoksa hiç mi kullandığını yalnızca bu oranlardan öğrenemez.

Yine de sonuçların iş arayan için somut bir karşılığı var. Başvurunun erken aşamada nasıl bulunduğu ve sıralandığı önem kazanırken, nihai kararda insan sorumluluğuna verilen ağırlık ayrı bir eşik olarak korunuyor. Adayın deneyimi, bu iki eşik arasındaki işveren uygulamasına göre değişecek.

Ayrıca okuyun:

Paylaş:

Bültenimize abone olun

En son Web3, yapay zekâ ve kripto haberleri doğrudan gelen kutunuza gelsin.

0