
Deel mi Remote mu? Türkiye’de tek çalışan yılda 1.200 dolar fark yaratıyor

Türkiye’de tek çalışan istihdam edecek yabancı şirket için Deel’in yayımladığı EOR yönetim ücreti aylık 599 dolardan başlıyor; Remote’un Türkiye EOR ücreti çalışan başına aylık 699 dolar: aynı fiyatların on iki ay uygulanması halinde fark 1.200 dolar. Bu, toplam istihdam maliyetinin değil, yayımlanan hizmet ücretlerinin farkı.
İlk karar bu yüzden koşullu: Aynı ücret ve yan haklarla hazırlanmış tekliflerde düşük yönetim bedeli korunuyorsa Deel maliyet açısından öne çıkar. Remote ise Türkiye’de kendisine ait yerel tüzel kişilik üzerinden EOR hizmeti verdiğini belirtiyor. Hangi seçeneğin daha uygun olduğu, çalışanın hukuki işvereninin kim olacağı ve brüt ücret üzerindeki yüklerin nasıl faturalandırılacağı görüldüğünde netleşir.
Yıllık fark toplam bütçede neyi karşılıyor?
Yayımlanan aylık ücretler değişmeden sürerse yönetim bedeli Deel’de yılda 7.188, Remote’ta 8.388 dolar olur. Deel’in tutarı bir başlangıç fiyatı olduğu için sözleşmeye girecek Türkiye ücreti ayrıca teyit edilmelidir. Kurulum, ek hizmet veya ödeme koşulu teklif fiyatını etkiliyorsa bunların yönetim bedelinden ayrı gösterilmesi gerekir.
Karşılaştırmanın tabanı her iki sağlayıcıda da aynı olmalı: aynı çalışan, aynı işe başlama tarihi, aynı brüt ücret ve aynı yan haklar. Bir teklif net maaş hedefinden, diğeri brüt maaştan hazırlanırsa işveren maliyetleri farklı görünür; bu farkı platform fiyatına bağlamak yanıltıcı olur. İlk yıl bütçesinde hizmet bedelinin yanı sıra ücret, işveren primleri, yan haklar ve varsa peşin güvence ayrı satırlarda yer almalı.
Türkiye’de çalışanın hukuki işvereni kim?
EOR düzeninde yabancı şirket çalışanın günlük işini yönetir; Türkiye’deki iş sözleşmesi ve bordro ise yerel işveren üzerinden yürür. Remote’un kendisine ait Türkiye tüzel kişiliği bulunduğu yönündeki beyanı, hizmetin nasıl sunulduğuna dair somut bir farktır. Yine de marka adı, iş sözleşmesini imzalayacak şirketin tam ticaret unvanının yerini tutmaz.
Deel için de Remote için de teklif dosyasında aynı açıklık aranmalı: Sözleşmeyi hangi tüzel kişi imzalayacak, bordroyu kim düzenleyecek, SGK bildirimlerini kim yapacak ve işten ayrılış sürecini kim yürütecek? Bu sorular, çalışanın karşısında hangi işverenin bulunacağını ve yabancı müşteriyle sağlayıcı arasındaki sorumluluk paylaşımını görünür kılar. Yerel tüzel kişiliğin varlığı tek başına bütün mali yükün sağlayıcıda kalacağı anlamına gelmez; müşteri sözleşmesindeki geri ödeme hükümleri de okunmalıdır.
Brüt ücretin üzerine hangi primler eklenir?
SGK’nin işveren prim tablosunda hizmet akdiyle çalışanlar için işveren payı, işsizlik sigortası dahil yüzde 23,75 olarak yer alıyor. Bu genel tablo, her çalışanın faturasına aynı tutarın ekleneceği anlamına gelmez: prime esas kazanç sınırı ve uygulanabilen indirimler hesabı etkileyebilir. Sağlayıcıdan hangi matrahı ve hangi indirim varsayımını kullandığını göstermesi istenmeli.
Prim yüzdesiyle toplam işveren maliyeti de aynı kavram değildir. Yemek, ulaşım veya özel sağlık sigortası gibi seçilen yan hakların bedeli ve bordrodaki işlemi ayrıca değerlendirilir. İki sağlayıcının hesaplarından biri indirimli, diğeri indirimsiz prim varsayıyorsa görünen farkın kaynağı hizmet kalitesi ya da platform verimliliği değildir. Teklifte ücret ve yasal yüklerin ayrı satırlara ayrılması, yönetim ücretinin gerçek payını ortaya çıkarır.
Kıdem karşılığı nasıl hesaplanıp tutulacak?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kıdem verilerine göre hak kazanma koşullarını sağlayan çalışan için hesap her tam hizmet yılında 30 günlük giydirilmiş brüt ücrete dayanır; 1 Temmuz–31 Aralık 2026 döneminde bir hizmet yılına ilişkin tavan 73.729,87 TL’dir. Kıdem tazminatı her ayrılışta otomatik ödenmez. Buna rağmen olası yükün yönetim ücretine dahil sayılması, ilerideki nakit ihtiyacını gizleyebilir.
Sağlayıcının teklifi, kıdem için aylık karşılık ayırıp ayırmadığını açıklamalı. Ayrılıyorsa tutarın hangi ücret kalemleriyle hesaplandığı, sağlayıcı tarafından mı tutulduğu, iş ilişkisi sona erdiğinde nasıl mahsup edildiği ve kullanılmayan bakiyenin iadesi yazılmalı. Ayrılmıyorsa hak doğduğunda müşteriye nasıl fatura kesileceği belirtilmeli. Böylece henüz gerçekleşmemiş bir ödemeyi kesin gider gibi göstermeden, yükümlülüğün finansmanı karşılaştırılabilir.
Kur ve depozito fiyat farkını nasıl etkiler?
Türkiye bordrosu TL üzerinden yürürken yabancı şirketin yönetim bedeli ve bordro finansmanı farklı para birimleriyle faturalandırılabilir. FirstHR’ın Türkiye EOR karşılaştırması, sağlayıcıya uygulanacak kurun, çevrim gününün, kur marjının ve depozitonun para biriminin sorulmasını öneriyor. Bu koşullar bilinmeden yayımlanan dolar tutarlarını döviz cinsinden nihai yıllık faturaya çevirmek mümkün değildir.
Depozito ayrıca gider ile nakit çıkışı arasındaki ayrımı önemli kılar. İade edilebilir bir güvence, koşulları yerine getirildiğinde hizmet maliyeti sayılmaz; ancak işe alım sırasında şirketin bağlayacağı parayı artırır. Teklifte depozitonun tutarı, para birimi, hangi alacaklar için kullanılabileceği, iade zamanı ve iade sırasında uygulanacak kur açıkça yer almalı. Bordro finansmanı için avans isteniyorsa bu da depozitodan ayrı gösterilmeli.
Teklifte hangi kalemler yan yana gelmeli?
İki sağlayıcıdan aynı çalışan profili ve ücret varsayımıyla kalemleri ayrılmış yazılı teklif almak, yayımlanan fiyat üstünlüğünün sözleşmede sürüp sürmediğini gösterir. Karşılaştırma için şu yanıtların ikisinde de bulunması yeterli bir başlangıç noktasıdır:
- İş sözleşmesini imzalayan ve SGK bildirimlerini yapan Türkiye tüzel kişisinin tam ticaret unvanı.
- Aylık EOR yönetim ücreti, dahil hizmetler ve başlangıç fiyatından sapmaya yol açan koşullar.
- Brüt ücret, işveren prim matrahı, varsayılan indirimler ve yan hakların ayrı tutarları.
- Kıdem karşılığının hesaplanması, tutulması, ayrılışta mahsubu ve varsa iadesi.
- TL bordronun faturaya çevrildiği gün, kullanılan kur ve ek çevrim bedeli.
- Depozito veya bordro avansının tutarı, para birimi, kullanım ve iade koşulları.
Deel’in düşük yayımlanan bedeli aynı kapsamda verilen yazılı teklifte de korunuyorsa güçlü bir maliyet avantajıdır. Remote’un yerel işveren yapısı tercih sebebiyse bunun sözleşmedeki sorumluluk dağılımıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Satın alma kararı, hizmet bedeliyle çalışanın Türkiye’de doğuracağı yükümlülükleri aynı ilk yıl hesabında buluşturduğunda sağlamlaşır.
Ayrıca okuyun:
İlgili makaleler


İŞKUR işbaşı eğitiminde sınır yüzde 30: Beş çalışan olmadan başvurulmaz

“Uzaktan” ilan herkese açık değil: Başvurmadan önce üç alanı kontrol edin

AI becerisi maaşı böldü: şirketlerin yüzde 49’u ücret yapısında geride

ABD’de işe alım 29 bine düştü; AI becerisine ücret yarışı sürüyor

AI becerisine zam verirken unvanı değil, kanıtlanan işi fiyatlayın
Bültenimize abone olun
En son Web3, yapay zekâ ve kripto haberleri doğrudan gelen kutunuza gelsin.